Güneşe yakınlık
bakımından üçüncü sırada yer alan Dünya ile Güneş arasındaki
uzaklık yaklaşık olarak 1.5 x 108 km.dir. Ve bu
uzaklık 1 AB. (Astronomik Birim) olarak kabul edilmiştir.
Güneş etrafında dolanım süresi; 365,25 gün, yörüngesel hızı
saniyede ortalama 2.98 km yani saatte 107.000 km'dir. Dünya'nın
Güneş etrafında izlediği yol tam bir daire değildir. Dünya ocak
ayında Güneş'e en yakın mesafeye gelirken, temmuz ayında en uzak
mesafede bulunur. Ama mevsimler değişen uzaklıktan dolayı değil,
Dünya'nın dönme ekseninin yörünge düzlemine göre 23,5 derece
eğik olmasından dolayı oluşur. Diğer gezegenlerden Mars, Satürn
ve Neptün'ün eksenleri bizimkine benzer şekilde eğiktir.
Dünya'nın
ekvator çapı
12.757 km iken kutup çapı 12.714 km'dir. yani Dünya tam bir küre
değil de kutuplardan basıktır. Sahip olduğu bu şekle geoid
denilmektedir. Dünya'nın özkütlesi 5,5 kg/m3'dür.
Dünya'yı diğer gezegenlerden ayıran
önemli özelliklerden bir tanesi de; uydusu Ay'dır. Çünkü büyük
bir uyduya sahip göreli en küçük gezegen Dünya'dır. Geceleri
ışık kaynağı olmasının yanı sıra, okyanus gel-gitlerinin de esas
yaratıcısı Ay'dır.
Dünya Güneş'ten gelen ışığın %40'ını
geri yansıtır. Bunun nedeni bizi zararlı ışın ve meteorlardan
koruyan atmosferin varlığıdır. Atmosfer esas olarak iki farklı
gazdan oluşmuştur. Nitrojen %78 (azot) ve oksijen %21. Ayrıca az
miktarda da olsa argon ve karbondioksit gibi başka gazlar ve su
buharı da bulunur. Sahip olduğu yaşama olanak veren atmosferi
ile Dünya Güneş sisteminde yer alan diğer gezegenlerden ayrılır.
Atmosferin en alt tabakası troposfer
olarak bilinir. Troposferin kalınlığı 8-18 km arasında değişir.
En kalın olduğu bölge ekvatordur. Normal bulutlar ve soluduğumuz
hava bu tabakada yer alır. Bu tabakada yukarı çıkıldıkça
sıcaklık azalır. Troposferin üst katmanlarının sıcaklığı -44
C° 'ye kadar düşer.
Troposferin üzerinde 48 km yükseğe
kadar uzanan stratosfer vardır. Bu tabakada da yukarı doğru
sıcaklığın azalması beklenirken tam tersi artar. Sıcaklık
tabakanın üst kısımlarında 15
C° ' ye kadar çıkar. Bunun nedeni ozon
tabakasının varlığıdır.
Stratosferin üzerinde ise yüzlerce km
boyunca uzanan iyonosfer vardır. Meteorların yanıp kül olduğu
yer ve kozmik ışınlara karşı kalkan görevi gören tabakada
iyonosferdir. Bu ışınlar aslında uzaydan her yönden ve sürekli
olarak gelen atomik parçacıklardır. İyonosfer katmanları radyo
dalgalarını yere geri yansıtarak iletişim kurmamızı da sağlar.
Auroralar (kuzey ya da güney ışıkları) bu katmanda oluşur.
Bunlar Güneş'ten bize ulaşan yüklü parçacıklardan dolayı
oluşurlar. Bu parçacıklar atmosferin üst kısımlarındaki
atomlarla ve moleküllerle çarpışarak ışık oluştururlar.
Iyonosferin üstünde de atmosferin en
üst tabakası olan egzozfer vardır. Egzozferin ulaştığı tespit
edilmiş bir üst sınır henüz yoktur. Egzozferin üst kısımları
çarpışmasız gazdan oluşur.
Dünya'nın manyetik alanının en güçlü
olduğu manyetosferden bahsedecek olursak: Damla şeklinde olduğu
söylenebilecek bu alanın sizvri ucu Güneş'ten ters tarafa
doğru uzar. Güneş'ten gelen, sürekli parçacık akışları (Güneş
rüzgarları) Dünya'nın manyetik alanıyla karşılaştıkları zaman
bir şok dalgası oluştururlar. Manyetosferin içerisinde Van Allen
kuşakları olarak adlandırılan iki yoğun ışıma bölgesi vardır.
Adlarını Amerikalı bilim adamı James Van Allen'den almışlardır.
Bunlar 1 Şubat 1958'de fırlatılan ilk başarılı Amerikan yapımı
yapay uydu Explorer 1 sayesinde keşfedilmişlerdir. İki ana kuşak
vardır. Birincisinin alt sınırı 8000 km de başlar, ikincisi ise
37.000 km ye kadar uzanır. Esas olarak protonlardan oluşan alt
kuşak, Brezilya kıyısı bölgesinde Dünya yüzeyine doğru yaklaşır.
Bunun nedeni Dünya'nın manyetik alnı ile dönme ekseni arasında
bir denge bulunmasıdır. Güney Atlantik Anormalliği adı verilen
bu durum, suni uydularda bulunan teknik malzeme için tehlike
oluşturabilir. Dünya'nın manyetik alanının varlığı sahip olduğu
demir bakımından zengin çekirdeğinin hareketinin bir sonucudur.
Dünyanın iç yapısı üç katmandan oluşmaktadır. Bu katmanlardan en
dışta bulunan ve yaşamaya elverişli olana kabuk adı
verilmektedir. Tüm canlı yaşamını üzerinde bulunduran, bu
katmanın ortalama kalınlığı 30 km kadardır. Kabuğun hemen
altından başlayıp çekirdeğe kadar devam eden tabakaya manto adı
verilir. 5100 km derinliğe kadar inen manto tabakasının kabuğa
yakın olan bölümü kırılgan kayalardan oluşmaktadır. Dünyanın
merkezindeki isi 5000 C° civarında olduğundan mantonun çekirdeğe
yakın bölümü erimiş kayalardan oluşmaktadır. Manto tabakasındaki
basınç nedeni ile erime noktaları yükselen demir ve magnezyum
kati halde bulunurlar. Dünyanın merkezini oluşturan çekirdek ise
%90 oranında sıvı demirden oluşmaktadır. Bunun nedeni çekirdekte
tahminen 3 milyon Atm olan basınç altında demirin erime
noktasının 8000 C°'yi bulan çekirdek ısısından düşük olması
olarak açıklayabiliriz.
Çekirdekte bulunan sıvı demirin konfeksiyon akımları ile ortaya
çıkardığı dinamo etkisi, Dünyanın manyetik alanını oluşturur.
Dünya yüzeyini 100km yukarısından başlayan manyetik alan
yaklaşık 6500km yüksekliğe kadar uzanır. Son yıllarda elde
edilen veriler ile bu manyetik alanın bir zırh gibi dünya
yüzeyini ısı ve benzeri tehlikelerden koruduğu anlaşılmıştır.
Kaynak:
Gezegenler Kılavuzu, Patrick Moore-TÜBİTAK Popüler Bilim
Kitapları 22
Ay hakkında ayrıntılı bilgi için
tıklayınız